Ozan Bey öncelikle sitemizde Süden Pamir’in ders notlarından derlediğiniz bir kısa digital kitap bulunmakta, hepimize katkısı bulunan bu çalışmanız için ayrıca size teşekkür ederiz.1- Müzik sektörüne nasıl dahil oldunuz? Eğitimin sektördeki yerinize veya bilgi ve becerinize katkısı nedir?
Ben küçük yaşlardan beri müziğe aşığım.Liseden sonra müzik teknolojisi okumaya karar verdim.En başta mühendis olmak gibi bir niyetim yoktu,ses ilmini öğrendikçe
konuya ilgim arttı,çok çekici gelmeye başladı.Sektörde çalışma hayatım Suden Pamir ile başladı.
Okulda aldığım temel ses fiziği dersleri çok faydalı oldu.
2- Daha önce pop piyasasından bağımsız olan projelerde görev almanız,bir pop prodiksüyonundaki çalışma sisteminizi nasıl etkiledi?
Şöyle bir örnekle anlatıyım;Nem grubunun 'Güneşte yalnız' albümü hayatımda en keyif aldığım en inandığım işti,müzikal olarak çok samimiydi,bir mühendis olarak
müziği hissetmenin ne olduğunu bu işte daha iyi anladım,bu benim için çok önemli.
3- Türk pop müziğinde oluşan yeni 'sound'lar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Türkiye'de yeni bir sound geliştiğini düşünmüyorum,sadece bir takım konseptlere adaptasyon denemeleri yapılıyor.Maddi kaygılar yeni,kendimize has işlerin yapılmasını
zorlaştırıyor.
4-Metamorfoz'un dahil olduğunuz kayıt sürecinden bahseder misiniz?
Tarkan'ın kimseye ihtiyaç duymadan kendini motive edebilmesi,sınırlarını çok iyi bilmesini ve çok çalışkan olması sadece kendisinde gördüğüm özelliklerdir.Hal böylece
olunca onu aksatmamak için bana düşen işimi hızlı bir şekilde yapıp ona kayıt için gerekli ortamı hazırlamak oldu.Mikrofona ne zaman yakınlaşacağı ve
uzaklaşacağını,sağından,solundan söyleyerek nasıl bir etki edebileceğini gayet iyi bilmesi ayrıca işin kalitesini ve çalışma koşullarının kalitesini arttırdı.
Vokal kayıtlarında mikrofon olarak M149 kullanıldı.Summit TLA 100 ve Tube Tech kompresörler ve Avalon AD 2022 dönüştürücü kullanıldı.
5- Prodüksiyonların farklı aşamaları neden farklı yerlerde yapılıyor, bu durumu metamorfoz albümünde hangi değişkenleri belirledi?
Aranjörler ya da sanatçılar farklı stüdyolarda çalışmak isteyebiliyorlar.Aslında bu durumlar işin başında tam olarak ne istediğini bilen güçlü bir prodüktörün
olmamasından kaynaklanıyor.Baş elemenlar biraz kafalarına göre karar veriyorlar,prodüktör çok ciddiye alınmıyor aslında.
Bir de sektörün çok büyük maddi sorunları insanlara bu tür taklalar attırabiliyor.İnsanlar arabalarını satıp albüm yapara hale geldi...
Tarkan'ın albümünde ise dinamikler biraz daha farklıydı,detaya girmek istemiyorum.
7- Tarkan'ın özellikle istediği cihaz tercihleri var mıdır, nelerdir;en sevdiği mikrofon veya sound prosesör tercihleri. Çalışma saat terchleri nelerdir?
Yok,genelde mühendisler ve aranjör onun için en uygun olduğunu düşündükleri ekipmanları belirliyorlar.
Çalışma saatlerine gelince Tarkan akşam 7-8 gibi başlamayı seviyor,o gün ne zaman bırakacağı belli olmuyor,kısmet...
8- Tarkan için nasıl bir kayıt konfigürasyonu hazırladınız?
Ben onun performansı için şöyle bir setup yaptım;M149,Avalon,Manley komp., Benchmark ADC.
9-Tarkan mühendisleri nasıl yönlendirir, iletşimi nasıldır?
Genelde yoruma ihtiytaç duyduğu zaman bizlerden yardım ister,ve bütün ekipin 'tamam' dediği uygulanır.
10-Türkiyede'ki mastering teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sektörde 'ben mastering' mühendisiyim diye dolanan bir sürü boş adam var ve bu adamların birilerini ikna ediyor olması önemli bir sorun.
Sektördeki mastering teknolojisini konuşacak olursak Çağlar Türkmen,Barış Büyük ve Ayhan Sayıner gibi bu alanda işini çok iyi yapan insanlardan bahsetmemiz
gerekir.Bu kişilerin yurt dışındakilerden tek farkı-ki bu büyük bir fark değil- 400.000 poundluk mastering odalarının olmayışı.










