CHANGE COLOR
  • Default color
  • Brown color
  • Green color
  • Blue color
  • Red color
CHANGE LAYOUT
  • leftlayout
  • rightlayout
SET FONT SIZE
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
SAYFA AYARLARI

EGİTM - Galatasaray İletişim Teknoloji Müzik Akademisi

Oben FISTIKOĞLU

Oben Fıstıkoğlu kimdir?
Profesyonel müzisyenlik deneyimi olan bir Ses mühendisidir.
Ben buyum dediğiniz iş nedir?
Yedikule Zindanlarında Demir Demirkan ’in bir konserini yapmıştım o beni anlatan konserlerden bir tanesiydi. Diğeride Greenkeepers konseri o da Indigo ’daydı.

Göreviniz neydi?

FOH Engineer olarak görev yaptım.

Monitor Engineer’ın in FOH Engineer’a katkısı var mı?

İçerdeki müzisyenin memnuniyeti en önemlisi, performansa direk %100 etki ediyor.
Bunun yanı sıra yapabileceği hatalardan bahsetmiyorum bile.

Ne gibi?

Feedback, gürültü gibi monitör sisteminde oluşabilen hatalar, bunlar sisteme anında etki eder.
Öte yandan sahnedeki müzisyenle iletişim kuramayan bir Monitor Engineer müzisyeni huzursuz edip kötü çalmasına neden olabilir. Buda doğal olarak dış P.A in sound kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Kimdi monitörde?

Greenkeepers’da monitörle FOH u birlikte yönettim. House Engineer olarak görev yaptım.

Seçebilecek olsan monitörde kimin olmasını isterdin?

Tufan Sökmen veya Berk Kula

Neden?

Müzisyen iletişimi birinci derecede önemli ve bu konuda ikisi de son derece iyi.

Müzisyen kimliğinin mühendisliğine katkısı nedir?

Sahne performansı vermiş olmamdan ötürü sahnedeki kişiyle direk empati kurabiliyorum. Mesela surat ifadelerini teknik dile çevirip direk müdahale edebiliyorum.

Peki, soundunu özel kılan ne?

Sinyal işlemcileri ve Fx işlemcilerini müziğin birer parçası olarak kullanıyorum. Eş zamanlı otomasyon ve mix yapıyorum. Sahnedeki müzisyenlerden biri gibi tüm konser boyunca müziğin tekniğini yorumluyorum.

Sizi özel kılan ne?

Müzisyen algım
Tarz algım
Ve Müziğe katkıda bulanabilme özelliğim. Müzisyenin anlatmak istediğini ve tarzı doğru algılayabilirseniz müziğe de daha doğru katkıda bulunabilirsiniz. Çok basit bir örnekle eski soundlu bir gruba kalkıp da modern bir sound yaparsanız bu o grubun anlatmak istediğinin çok uzağında olur ve dinleyici keyif alamaz.

Dünyada örnek aldığın, etkilendiğin işler nedir?

Pink Floyd - Pulse konseri bunun için uygun bir örnek olacaktır.

Neden?

Yalnızca sound değil ekip çalışması çok önemli. Işık ses kombinasyonu mükemmel olmalı. İkisi bir arada ve uyumlu olursa konser ayrı bir form kazanıyor. Bu konserde bu tarz başarılı konserlerden bir tanesidir. Grup vermek istediğini hem görsel hem de duysal olarak veriyor ve seyircide bunu çok güzel bir şekilde alıyor.

Daha çok hangi müzik tarzlarında çalışmayı tercih ediyorsunuz?

Rock, jazz ve modern soundlar yani elektronik müzik grupları benim daha zevkle yaptığım işleri oluşturuyor. Fakat müzisyen gerçektende enstrümanına hakimse ve ne yaptığını biliyorsa tarzın ne olduğu önemli değil. O zaman tarz ne olursa olsun keyifli işler çıkıyor ortaya.

Sizin donanımınız nedir?

Lisede elektronik okudum. Galatasaray İTM ses mühendisliği mezunuyum. 2008 yılı HPD sınavına dahil oldum, uzmanlıklarım performans teknolojisi ve müzik teknolojisi, dolayısıyla ses sahne ışık ve grafik tasarım programları ( photoshop - 3d max )
Dijital analog programları ( Pro Tools - Max MSP - Logic - Ableton vs. ) ışık otomasyon programları gibi bilgilerimi konsere aktif dahil edebiliyorum. Parça analizi yapmaya yeterli olabilecek kadarda nota ve armoni bilgisine sahibim.
Sounda görüntüye sunuma ve yazıma komple hakimim. Ben bu işinde böyle kapsamlı yapılması gerektiğine inanıyorum bu yüzden Galatasaray İTM de okudum.

Galatasaray İTM de aldığınız eğitim size ne gibi artılar kazandırdı?

İTM e girmeden çok önceleri başladım bu işe. Tabi birçok deneyimim oldu. Okula girdikten sonra kazandığım en değerli şey ise düşünce yapısı. Şuan da internete girseniz bu iş üzerine yığınla bilgi bulabilirsiniz. Okula girmeden bunuda denemiştim. Ama bu yığınla dokümanı okuldan sonra bir sıraya koyabildim ve bir işlerliğe soktum. Kısacası okul vizyonunuzu genişletiyor. Okullu olmayan meslektaşlarımızın sorunlara karşı a,b,c çözümleri varken biz A’dan –Z’ye birçok çözüm yaratabiliyoruz.

Türkiye’de ki marketi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de ki genel problem prodüksiyonlara ayrılabilen düşük bütçedir. Bütçe dışında teknik, teknolojik ve bilgisel donanımlara sahibiz. Öte yandan bu düşük bütçeli işler bizleri daha zor şartlarda daha iyi işler yapmaya zorladığı için hız ve düşünce mantığı olarak diğer ülkelerdeki meslektaşlarımızdan bir adım daha ileriyiz. Ama genele döndüğümüzde işin başındaki kişilerin işe başlamadan önce daha bilinçli olması kaliteyi bir adım daha ileriye götürecektir.