KLASİK GİTARIN KÖKENLERİ
İsmi gitar olmasada fiziki yönden ve çalış bakımından gitara benzeyen enstrumanlar en az 4.000 sene popüler olarak kullanıldılar. Tarihte somut olarak ilk kez, 14. yüzyılda, şekli fazla tanımlanmasada Guitern diye bir sazdan bahsedilir. El Vihuelası olarak 13. yüzyıldan beri tanınan bu çalgı, 1500’lerin sonuna doğru, bugünkü gitarın doğmasındaki ilk ipuçlarını verir. Klasik Gitar tarihini tek bir bölgeye yada millete bağlamak yerine bölge bölge konuya yaklaşmak daha doğru olacaktır.
MISIR VE ROMA
Roma İmparatorluğu döneminde ise (M.Ö 30 – M.S 400) üretilen bütün yaylı enstrumanların hemen hemen hepsi tahtadan yapılmıştı. Sound un karakterinin sağlayan beyaz şeffaf deri, üzerinde 5 adet ses deliği bulunan tahtanın üzerine yerleştirildi ve bu haliyle 16. Yüzyıla kadar geldi. Bir eski Mısır lahitinde, kasa kıvrımı ve derinliği günümüz gitar yapısına çok benzeyen, romadan geldiği tahmin edilen bir ensturman bulunmuştur. Bu enstrumanın gövdesinin arka tarafına bakarsak kıvrım açısının günümüzle aynı olduğunu ve enstrumanın 2 yüzünün tahtaları kazıyarak tuttrulduğunu, bu şekilde günümüze en yakın kasa çeşidinin oluştuğunu görebiliriz.
ORTAÇAĞ AVRUPASI
ŞARLMAN ENSTRUMANLARI
telleri yerleştirmek için ufak akort burguları eklenen Gitar benzeri enstrumanlardı. Tel sayısı çalış şeline göre mızrapla veya parmakla çalmaya göre değişiyordu. Mızrapla çalınan versiyonlar 4 telli, parmakla çalınan versiyonları ise 5 telliydi. Şarlman enstrumanları 14. Yüzyıla kadar korunarak gelmiştir. Aynı zaman dilimi içerisinde bir başka enstrumanda Şarlman tipinden etkilenerek ortaya çıktı. Bu yapıda gövdenin üzerindeki düz hat yerini daha küçük kıvrımlara bırakmıştır. Bu yaylı çalgı 14. Yüzyılda İngiltre, Fransa ve İspanya Katedrallerinde popüler olarak kullanılmıştır.
Şarlman Hanedanlığından kalan bir resim
LATIN VE MORISCO
Latin Gitarının kıvrımlı tarafları diğer avrupa ülkelerinden İspanya ya gelmiştir. Şüphesiz bu kıvrımlar modern klasik gitarın özelliklerindendir.
Gitar, İspanya bölgesinde daha çok göçebe olan topluluklarda ve şairler üzerinde popülerlik kazanmıştı. Çünkü gitar İspanya ya Provans lar tarafından Katalonya(Barcelona) üzerinden ulaşmıştır. İspanya ya varmasındaki en önemli etkenler ise göçebe şairler olarak bilinmektedir. Bu göçebe şairlerin ortaçağ avrupasında dolaşmaya başlamaları, bu telli enstrumanın diğer kültürlere girmesinde ve zengişleşmesinde büyük etken olmuştur.
16. Yüzyıl
16. Yüzyılda gitar özellikleri değişmekle beraber Luis Milan zamanında “vihuela”, Fransa da “Rizzio gitar”, İtalya da ise Chitarra Battente" olarak bilinmektedir.
“Chitarra Battente” ön ve yandan görünüşü
Ud ve Vihuela
Vihuela, İspanya da genel olarak 4 veya 5 telli küçük gitarlara verilen genel bir
isimdir. Aynı süreç içerisinde “Ud” un da bütün Avrupa daki Aristokratlar arasında çok popüler olduğunu biliyoruz. İspanya o zamanlarda diğer ülkelerden farklı olarak çok saygın kimselerin yaşadığı bir bölgedir. Ud bir süre sonra bu ülkede Moors larla ve onların baskıcı kurallarına göre değişim gösterdi. İspanyollar bu enstrumanı kolayca kabul etmediler. Ud için şarkılar ve melodiler yazılmış olmasına rağmen halk kendisini ifade etmek için başka enstrumanlar arayışına girmiştir ve Vihuela adı verilen gitarları Ud a oranla daha fazla kullanmışlardır.
16. Yüzyılda “Ud”
Bu gitar 4 telli olmasına rağmen complex ve polyphonic olan halk melodilerini karşılamakta yeterli olamıyordu. Aynı zamanda İspanyol aristokratları, sıradan insanlar tarafından kullanılan bu 4 telli çalgıyı ve onu çalanları küçümsüyordu. Zaman ilerledikçe 4
telin yerini 6 çift tel almasıyla bu sıkıntılardan kurtulundu. 6 tel günümüz akort sistemine göre düzenlendi fakat 3. Tel günümüzden yarım ses pes kullanıldı. Bu değişiklikle beraber bu tarz enstrumanlara vihuela ismi verilmiş oldu.
Son olarak 6 çift telin yerine, bağırsaktan yapılan 6 tek telin takılmasıyla vihuela son halini almış oldu. Vihuelanın telleri normal gitardan 4 inch daha uzundur ve klavyesi 12 perdeden oluşmaktadır.
Vihuela 1700 yılında en son halini alarak gelişimini tamamlamıştır. Perdeler metal olmuş, kıvrımları derinleştirilmiş, ses delikleri ise daha oval bir hal almıştır
Bilinen ilk vihuela çalgıcısı Luis Milan’ dır. Luis Milan 1500 yılında doğmuş, 1535 yılında ise “El Maestro” isimli bir kitap çıkarmıştır. Bu kitap Luis Milan’ın yaptığı en büyük iş olmakla beraber, vihuela hakkında bilinen en önemli kaynaktır.
Vihuela hakkında kitaplar 1535 yılında Luis Milan, 1538 yılında Luis de Narvaes, 1546 yılında Alanso de Mudarra tarafından yazılmıştır. Bu koleksiyonda yazılan besteler Rönesans devrinin en iyi kompozisyonları olarak kabul edilir.
16. yüzyıl Vihuela nın aldığı son form
4 Telli Gitar
4 Telli gitarın ilk olarak görüldüğü bölge Mısırdır. Bu gitarın Mısır’dan Avrupaya uzana yolcuğu boyunca bir çok kültür ile etkileşime girerek fazlaca değişim göstermiştir. Kasa tipleri aynı olmasına rağmen Tel sayısı birbirine çok yakın dönemlerde 3-4-5 olarak değişmiştir. Bu çeşitliliğe rağmen ortaçağ sonuna kadar en popüler olarak kullanılan gitar 4 telli gitardır.
15. yüzyılda bu 4 telli çalgı değişik isimler almıştır. İtalya da “chitarra battente” ve “chitarino” , İspanya da “guitarra”, Fransa da“quitare” ve “quinterne”, İngiltere de “gyterne” adını almıştır. Bu enstruman değişik zamanlar da değişik isimlere sahip olasa da, daha sonra gelişitrilerek “mandolin” olarak son halini alır. Saydığımız isimler sadece 16. Yüzyılda gitar ailesine mensup olarak kabul edilir. 4 telli gitar Mandolin olarak son halini aldıktan sonra başka bir kategoride incelenmektedir.
16.yüzyıl 4 telli gitar
Mandolin in atası olan bu 4 telli gitar İtalya dışındaki çoğu Avrupa ülkesine çift telli olarak kullanıldı. İtalyan topluluklar ilk teli tek olarak kullanıp diğer ülkelerden farklı bir akort sistemi uyguladılar. Normalde en kalın tel en düşük oktavda akortlanıp kalan teller buna uyumlu olarak dağa ince oktavlarda ayarlanmaktaydı. İtalya da ise üst 2 tel birden en düşük oktavda, diğer iki tel ise buna uygun akort edildi. İki sistem de Sol,Do,Mi,La akort sistemini kullandı. İspanya da ise kimi bölgelerde daha kullanışlı olduğu için Sol,Re,Fa#,Si sistemi kullanılmıştır.
5 Telli Gitar
Ortaçağ Avrupasında 3,4 ve 5 telli gitarlar genel olarak birlikte varoldular. 15. Yüzyılda 4 çift telli gitarlar popülerliğini sürdürdü. Fakat 16. Yüzyıla geçildiğinde 4 çift telli gitarların yerine 5 çift telli gitarlar egemen oldular.
5 Telli gitara ait ilk kanıtlar 15. Yüzyıl İtalyan kabartmalarından elde edikmiştir. Söz konusu gitarın büyüklüğü en az günümüz gitarları kadar vardı. Gövdesi ise günümüz gitarından daha geniş gözüküyordu.
5 Telli gitarın “chitarra battente” den türetildiği biliniyor. 4 telli gitarın hafif dışarı doğru olan gövdesinin yerine daha basit ve düz bir gövde tercih edilmiştir. Gövde kısmında sarmaşık ve yaprak motifleri tercih kullanılmıştır. Eşik kasaya yapıştırılarak monte edilmiştir. Kitarın ters tarafı beyaz işlemelerle dekore edilmiştir. Kullanılan bu motifler daha sonraki yıllarda da gitar ve diğer enstrumanlarda popüler olarak kullanılmıştır.
5 Telli Gitar hakkında çok kapsamlı bir çalışma kitapı 1586 yılında Barcelona da yayınlanmıştır. Bu kitap Juan Carlos Amat tarafından yazılmıştır. İçinde 5 telli gitar için çalma yöntemleri, pratik methodları ve 5 telli gitar için kompozisyonlar vardır.
Sonuç olarak 5 telli gitar geliştirilerek 4 telli gitardan transfer edilmiş bir çalgıdır. Modern Klasik gitarın atası olarak kabul edilir. Akort sistemi bugünkü ile aynı olan La-Re-Sol-Si-Mi şeklindedir. La bugünkü gibi en kalın oktavdan çalınır. 5 telli gitar İtalya da ortaya çıkmıştır ve popülerliliğini arttırarak bütün avrupaya yayılmıştır.
16. Yüzyıl Sonrası
16. Yüzyılda gelindiğinde gitarın yolculuğu hemen hemen bitmiştir. Bundan sonraki gelişmeler birbirinden uzak, daha çok yöresel bazda gelişmeler olmuştur. Bu bölgelerdeki müzisyenler kendi özel ihtiyaçlarına
ve müzikal görüşlerine göre gitara yön vermiştir. Bu tarihten sonraki gelişmeler bu araştırma kapsamına girmese de kısaca şöyle özetleyebiliriz.
1586 yılında çıkarılan ilk gitar metodu “İspanyol Gitarı” olarak adlandırılan beş çift telli çalgı içindir. Daha onceki gitarlar dört, Vihuela ise altı çift tellidir. Vihuela’dan sonra Barok Gitar devri yaşayan beş çift; günümüzde kullanılan klasik gitarlar ise tek altı tellidir ve bunun 18. yüzyıldan bu yana böyle olduğu Fernando Sor’un altı telli Romantik Gitar kullanmasıyla somutlanır. 17. ve 18. yüzyıllarda İtalya ve Fransa’da gitar metodlarına rastlanır.
18. yüzyılın sonunda IV. Şarl’ın himayesinde birçok gitarist yetişir. Gelmiş geçmiş en büyük gitar ustalarından birinin Niccolo Paganini olduğu söylenir. Bu çalgıyı kemanı kadar ustalıkla çalmasının yanı sıra, eserlerini bestelerken dizinin üzerinden hiç eksik etmediğinden söz edilir.
19. yüzyılda gitarda, sesin artmasını sağlayan değişiklikler yapıldı. Gövdesi genişletildi, derinliği azaltıldı, göğüs kapağı iyice inceltildi. Gövdenin içine göğüs kapağını desteklemek için konan enine çıtaların yerini, ses deliğinin altına yelpaze gibi açılan ışınsal çıtalar aldı. Eskiden ahşap bir takozun içine saplanan sapı, tellerin germesine karşın ek bir dayanak oluşturacak gibi, gövdenin içine doğru biraz giren bir pabuç ya da kol biçimine getirilerek arkaya tutkallandı.
Yüzyılın ikinci yarısında çağdaş gitar ekolünün kurucusu olarak nitelenen, Bach, ve Beethoven’ın eserlerinden gitar için yaptığı düzenlemelerle tanınan Valenciya’lı gitarist-besteci Francisco Tarrega adına rastlarız. İngiltere’de ise, Julian Bream ve John Williams gibi gitaristler de aynı paralleled devam ederler. Alirio Diaz’ın önerisi üzerine Andres Segovia’nın gitarda ilk kez naylon tel kullanmasının yanı sıra en önemli misyonu; o yıllarda daha çok Amerika’da folk müzik, Avrupa’da ise türkü eşlikçisi olarak görülen gitarı, Klasik Gitar olarak tüm dünyaya tanıtmaktır. Ayrıca üstün virtüözitesiyle de çalgısını sevdiren ve geliştiren bir sanatçıdır. Segovia’nın öğrencisi olan Alirio Diaz (1923) ise ünlü bir yorumcu olarak bütün dünyaya adını duyururken, özellikle Türkiye’de verdiği konserlerle ülkemizde gitarın tanııınmasında büyük katkıda bulunmuş, halen de bu katkısını bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sürdürmektedir.










